Hak, emek ve adalet

Müjde Işıl – Cengiz Aytmatov’un “Kımızı Eşarp”ından uyarlanan “Selvi Boylum Al Yazmalım” filminde senarist Ali Özgentürk’ün orijinal hikâyeden bağımsız şekilde finale eklediği ‘sevgi emekti’ cümlesi hepimizin zihninde silinmeyecek şekilde duruyor. Hikâyenin yayımlandığı ve filmin çekildiği ‘70’lerin sendikalaşma ve işçi hareketlerine çok da uyan bu önermenin benzeri, ondan yaklaşık 30 sene önce Bertolt Brecht tarafından İkinci Dünya Savaşı ve Nazi zulmünün yaşandığı dönemde hem annelik hem de mülkiyet kavramı üzerinden tiyatroda vurgulanmıştı. Sahneye en çok uyarlanan Brecht oyunlarının başında gelen “Kafkas Tebeşir Dairesi”, iki farklı zamanda geçen öyküsüyle hâlâ çok güncel ve hâlâ söyleyecek çok söze sahip.

“Kafkas Tebeşir Dairesi”, İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun bu sezondaki yeni oyunlarından. Can Yücel’in çevirisi ve Kubilay Karslıoğlu’nun rejisiyle seyirciyle buluşuyor. Hikâye malum… Ayaklanma yüzünden soylu bir bebek ailesinden ayrı düşünce onu ‘alt sınıf’tan bir kız büyütüyor. Yıllar sonra onu geride bırakan annesi ortaya çıkıyor ve evladını istiyor. Mahkeme, “Çocuk emek verenin mi yoksa doğuranın mı?” sorusunun cevabını verebilmek için iki kadına tebeşir dairesi testini uyguluyor.

Süre minimize edilmemiş

Üç saat süren oyun hem Brecht’in ruhunu korumayı hem güncel olmayı hem de türleri harmanlamayı hedeflemiş. Özellikle pandeminin zor koşullarının etkisiyle yaklaşık 60-70 dakikalık oyunların tercih edilmesi, sosyal medyanın hıza ve kısa metinlere alıştırdığı seyirciyi tiyatro salonlarında da benzer bir ‘kestirme’ ile buluşturuyor. Benzer durum sinema seyircisinde de var. Sadece yeni nesiller değil; Atilla Dorsay’ın, rahmetli Rekin Teksoy’un sinema kuşaklarında pürdikkat televizyona yapışıp üç saatlik filmleri hatmeden kuşaklar bile bir filmin süresi iki saati aştı mı karıncalanma yaşıyor günümüzde. Bu psikolojik dirence karşı üç saatlik oyun yapmak ve bunu dinamik bir reji ile seyircinin nabzını yüksek tutarak sağlamak hayli zor. “Kafkas Tebeşir Dairesi”nde orijinal metinde değişiklikler yapılsa da sürenin minimize edilmesi tercih edilmemiş. Hitler’in ordularının Gürcistan’ı işgal ettiği zamanda, toprakları işleyip hayvanlarını sürenlerin mi yoksa toprak sahiplerinin mi hak ve söz sahibi olduğunu irdeleyen iki anlatıcının eşliğinde, ilk perdede Gruşa’nın ve ikinci perdede de Azdak’ın hikâyesini izliyoruz. Oyunun commedia dell’arte ile teması mizah tarafını öne çıkarıyor, özellikle girişte ve finalde. Uyarlamanın tonunun dram yerine komedi olması hedefi tutturuluyor böylece. Bir yandan da anlık dolar kuruna, yüksek süt fiyatlarına vurgu yapılarak güncel de yakalanmaya çalışılıyor.

Devlet Tiyatroları alışageldiğimiz üzere dekor tasarımında pek hünerli. “Kafkas Tebeşir Dairesi”nde de Aytuğ Dereli işlevsel bir dekor hazırlamış. Açılır kapanır bölmeler bazen pencere bazen çatı bazen yatak oluyor. Çarşaf üzerine ışık verilerek sağlanan dere imajı keşke farklı versiyonlarla daha sık kullanılsaymış. Dilek Kaplan’ın kostüm tasarımı, oyundaki commedia dell’arte damarını kuvvetlendiriyor. Ama oyunun hemen başında valinin hizmetçilerinin üzerindeki tencere tava kombinasyonu doğru bir tercih olmamış. Birbirine çarpan aksesuarlar oyuncuların sesini bastırırken sessizlik anlarında gürültüye de neden oluyor.

Performanslara gelince… İkinci perdeyi neredeyse tek başına sürükleyen Azdak rolündeki Mehmet Ali Kaptanlar bizi şaşırtmıyor ve güçlü bir oyunculuk sergiliyor. Vali ile birlikte altı karaktere birden hayat veren Mert Asker gerçekten parlıyor. Valinin karısı rolünde Demet İyigün ve küçük çocuk dahil olmak üzere dört karakteri canlandıran Tuğçe Topçu da öne çıkıyor. Hikâyenin ana kahramanlarından olan Gruşa rolü için ise aynı şeyi söylemek zor. Oyunun yorumunda da Gruşa karakteri fazla ön planda değil ama oyuncunun da rolle bütünleşemediği belli oluyor.

Adaletin tesisinin her geçen gün daha da vazgeçilmez olduğunu insanlık olarak idrak ettiğimiz süreçte, tebeşir dairesi testi iyice önem kazanıyor. Uyarlama tarzı farklı, süresi uzun gelebilir ama oyunu izlemek, bu açıdan unutulanları yeniden hatırlatabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir